Haksızlıklar beni üzüyor

Eskiler boşuna “La rahate fi dünya” yani dünyada rahat yok dememişler. Her gün mailime o kadar şikayet geliyor ki artık ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.Gelen şikayetler de basit içi boş şikayetler değil.

Türk Telekom

Mesela S.A.adındaki okurum Türk Telekom’dan şikayet etmiş ve demiş ki ; 42 liralık telefon faturamın 12.28 TL her ay ödenen sabit ücret,10.54 TL si de devlet’e ödenecek vergiler.Yani yarıdan fazlası sabit ücret ve vergiler.Başka şikayetlerde var 5 liralık konuşmaya 25 liralık fatura ödemesi.Bu zulüm değil de nedir.TELEKOM ŞAŞIRMA SABRIMIZI TAŞIRMA diyorum sadece.

Petrol fiyatlarının yüksekliği

Bir kaç ay önce ABD.de yaşayan ağabeyimin yana gittim.Aracı ile mazot almaya gidince fiyatı ne kadar dedim bana galonu Türk parası ile 3.04 TL dedi.Ben bir galon kaç litre deyince de 4 litre olarak kabul edebilirsin dedi. Hemen 3.04 TL yi dörde böldüm bir litre mazot’un 0.76 TL ye geldiğini gördüm. Hayret ettiğimi görünce ne oldu dedi.Bende ABD.petrol yataklarına on binlerce km.uzaklıkta ama burada  0.76 TL biz de ise dör kat daha pahalı olarak 3.60 TL ye satılıyor deyince bu kez hayret etme sırası ona geldi nasıl oluyor deyince de devlet ha bire vergi koyduğu için oluyor işte dedim. Her gelen hükümet vergiyi tabana yayıp adaletli bir vergi düzeni kuramadıkları için Akaryakıt’a basmış zammı ve bütçe açığını bu şekilde kapatma yoluna gitmişler.Bu yanlış uygulama sonucunda da maliyeti  0.40 ile 0.60 Kuruş olan mazot’un litresi bugün 3.60 TL ye çıkmış oluyor.Bu aşırı fiyatlar  olduğu halde araba satışları katlanarak rekor kırıyor,petrol satışında azalma olmadığı  için haklı olarak hükümet de demek ki her şey güllük gülistanlık diyerek ha bire zam üstüne zam döşeniyor.

Haksız da sayılmazlar hani.Asında araç sahipleri olarak bir hafta akaryakıt kullanmayarak tepkimizi ortaya koysak inanıyorum ki 3.60 TL lik mazot 1 TL seviyesine düşebilir.

Hata hükümette değil biz sürücülerde.Hükümet verilere bakıyor satılan araç sayısında rekor düzeyde artış olmuş.Petrol sarfiyatında düşme yerine artış olduğunu gören hükmet durmak yok zam’a devam diyebiliyor.Ben mazot’a para yetiştirmekten bıktım usandım.

İnşaat firmalarının kelime oyunları

Son yıllarda Zeytinburnu ilçesinde o kadar devasa inşaatlar yapılıyor ki buna bu ilçenin kitabını yazan bir yazar olarak mutlu oluyorum.Ancak Zeytinburnu ilçesinin göbeğinde yapılan devasa projelerin reklamına baktığımız zaman kimileri MERTER yazıyor,Kimileri VELİEFEDİ yazıyor,kimleri de BAKIRKÖY yazıyor.Bu ilçenin kitabını yazan birisi olarak Zeytinburnu’nun gerek Bizans,gerek Osmanlı gerekse de Türkiye Cumhuriyetin ilk yıllarında Zeytinburnu ilçesi İstanbul’un en güzel yerleşim yerlerinden birisi olarak biliniyordu.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Zeytinburnu ilçesinde veya yanı başındaki Bakırköy ilçe sınırları içinde kurulan tekstil fabrikalarında  çalışmak üzere taşranın değişik yerlerinde çalışmaya gelen insanlarımızın başımızı sokacak bir evimiz olsun mantığı ile 1947 yıllında ilk gecekondular yapılmaya başlandı.

O güne kadar bağlık,bahçelik ve suyu temiz ve bol olan Zeytinburnu Gece kondu başkenti olarak şöhret yapmaya başladı.Bugün her ne kadar gece kondu kalmadıysa da ne yazık ki gecekondu imajı henüz  bitmiş değil.  Bu imajdan dolayı bu ilçede yüz milyonlarca  dolarlık yatırım yapan yerli ve yabancı firmalar pazarlama hülleleri yaparak reklamlarında Sirkeci’yi kullandıkları halde yatırım yaptıkları ilçenin ismini kullanmamalarını imaj sorunundan dolayı yaptıklarını biliyoruz..

Zeytinburnu ilçe kaymakamı Mustafa Dündar bu durumdan rahatsız olduğunu AVRASYA HOSPITL’ in dergisine verdiği beyanatta ilçesinde devasa yatırımlar yapan kurumların ilçe ismini kullanmamaları halinde gece kondu imajının zor silinebileceğini ifade etmişti.Ha keza ana muhalefet CHP’nin ilçe başkanı Metin Doğan’da bu durumdan rahatsız olduğunu yaptıkları toplantılarda gündeme getiriyorlar.İstanbul Times Gazetesi olarak bizde belediyenin yapacağı imaj çalışmasına katkıda bulunmak adına “ZEYTİNBURNU TANITIM GRUBU “kurduk. 

Belediye başkanı ve devasa yatırımlar yapan inşaat şirketlerinden olmazsa da ilçenin gerçek sahibi olan halktan ciddi destekler gördük.Halkın bu desteği olduğu sürece bugün ZEYTİNBURNU ismini kullanmaktan utananlar yarın bu ismi seve seve kullanacaklar. Biz bugün ilçenin adını kullanmaktan utananların yarın iki kez utanacaklarına inanıyoruz.

Hüseyin Çetiner  [email protected]    14 Mart 2011