banner175

Umut vaat eden insan ödülü ''Devrim Tarım'

Genellikle film festivalleri ödül törenlerinde duymuşsunuzdur Umut vaat eden erkek ya da kadın oyuncu ödülünü. Ancak bu röportajımızda Umudu, yaşama tutunma azmiyle bizlere vaat eden Samatya'nın görme engelli sahafçısı Devrim Tarım’ın hayat hikayesini okuyacaksınız. Tarım ile kitapçı dükkânında buluştuk.

Umut vaat eden insan ödülü ''Devrim Tarım'

Genellikle film festivalleri ödül törenlerinde duymuşsunuzdur Umut vaat eden erkek ya da kadın oyuncu ödülünü. Ancak bu röportajımızda Umudu, yaşama tutunma azmiyle bizlere vaat eden Samatya'nın görme engelli sahafçısı Devrim Tarım’ın hayat hikayesini okuyacaksınız. Tarım ile kitapçı dükkânında buluştuk.

istanbultimes
istanbultimes
18 Ağustos 2017 Cuma 10:01
Umut vaat eden insan ödülü ''Devrim Tarım'
banner171

İSTANBUL TİMES/ Yusuf KARATAŞ

İlk ne zaman farkettiniz göremediğinizi ve neler hissettiniz?
1,5 yaşında geçirdiğim bir rahatsızlıktan dolayı gözlerimi kaybettim. Çocukluğumda hep özel ve zeki bir çocuk olduğumu biliyordum. İki-üç yaşımdayken hastanede benim gibi gözleri görmeyen bir kız çocuğuyla elele koridorlarda koştuğumu hatırlıyorum. Sürekli ağrı çekiyordum ve ailem bunu komşularımıza karşı gizleme çabasındaydı. Oyun arkadaşlarım tarafından dışlanırdım hep ama 5 yaşında fark ettim göremediğimi. Hep bir odada perdeler çekilmiş gibi karanlıkta hissediyordum. Ablamla bir keresinde  kavga ettiğimizde bana sen körsün demesi çok ağrıma gitmişti. Bir yanım çok hareketli bir yanımda çok içli ve meraklıydı. Kendi oyuncaklarimi bile kendim yapardım.

 

Bu merak ve zekiliğin sonucu mu ODTÜ Uluslararası İlişkiler?
Benim isim babam dayımdır köy öğretmenliği yapardı çok şey öğrendim ondan 68 kuşağındandı. Körler için bir okuma yazma öğretim okulu olduğunu öğreniyor ve benim için sıra alıyor daha sonra gel zaman git zaman ben sınavlara hazırlandım kazandım ODTÜ'yü.

 

Aldınızmı diplomayı peki?
Yok bitiremedim zaten sevmediğim derslere girmedim hiç. 7 yılda bitirme şartı vardı  öylece kaldım yani. Benimkisi aslında bir başarı hikayesi değil. Amacım dünya barışını diplomasiyle sağlamaktı ve diplomat olmak istiyordum hep. Amerika kanıtlanmamış sudan sebeplerle Irak'ı işgal ettiğinde gelin arkadaşlar Uluslararası İlişkiler kitaplarını yakalım çünkü bir halta yaramıyor  demiştim. Sonuç mahallenin delisi gözüyle bakılmak oldu. Bugünki imkanım olsaydı sosyal hizmetler bölümünü okumak isterdim. Devlet için değil de toplum için emek vermiş olurdum.

 

''BEN BİR HABER ÖZNESİ DEĞİLİM''
Bu kadar ön plana çıkmak sizi rahatsız ediyor mu ya da bir geri dönüş yaşandı mı?
İlk zamanlarda evet iyiydi ancak bugün Samatya sahaf kitapçısı olarak sosyal medyada 5 bin takipçisi olan bir yerde günde 3-5 kitap dışında satış yapamamak çok tuhaf geliyor. Siftah yapamadan kapattığım oluyor. İnsanlar beni bir haber öznesi olarak görmekten vazgeçmeli ve bir kitapçı olarak düşünmeliler.

 

Yaşantınızda aile nerede duruyor?
Çok aile bağları güçlü olan bir aile değiliz. Haftada bir kez birbirimizi ararız belki. Ablam çok destekçim oldu herzaman. Bu dükkanı açarkende hep desteğini gördüm. Eskişehirde açtım Dünya'ya gözlerimi. 6 çocuklu bir ailenin en son üyesiyim.

 

Birgün gözleriniz görmeye başlasa en çok neyi görmek istersiniz?
Eğer bozulmamışsa İstanbul'da Haliç manzarasını. Doğayı, masmavi deniz, gökyüzünü oturup saatlerce seyretmek istiyorum. İnsanların mutluluğunu, hüznünü, bakışlarını herşeyi görmek isterdim.

 

Hayal kuruyor musunuz?
Hiç ümitsizliğe kapılmam. Ama uzun vadeli hayaller kurmuyorum 2-3 yıllık hayata geçirebileceğim şekilde hayaller kurar planlarımı yaparım. Hayallerim arasında yerli karavan kitapçılığı var. Herşeyin para ile ölçülmesi beni rahatsız ediyor. Takas ekonomisini önemsiyorum. Ben birisine kitap verdiğim zaman o da bana farklı bir kitap ya da başka bir şey verebilir bu illaki para olması şart değil. Bunun dışında farklı dillerde ayraçlar hazırlayıp insanların anadilleriyle kitap okumasını sağlamak istiyorum.

 

Neden Samatya'yı tercih ettiniz?
Bir iş dolayısıyla gelmiştim İstanbul'a zaten gelmekte istiyordum. Hep farklı kültürlerin inançların bir arada olduğu bir yer düşünüyordum e samatya çıktı karşıma. Ayrıca denize yakın olması,Üniversiteye Beyazıt'a yakın olmasıda önemli. Dükkanın girişinde farklı dillerde Samatya kitapçısı yazıyor dikkat ederseniz. Eğer bu dükkanı Adapazarı'nda açmış olsaydım Çerkezce veya Pomakça dillerini de eklemiş olurdum. İleride de belki bir sahil kasabasına da yerleşebilirim kesin bir şey diyemem şuan.

 

Son olarak Aşk var mı Aşk?
En büyük aşk kitaplarım, yaşama sevincim. Öbür türlü aşık olmak isterim neden olmasın. Evlenmeyi bir aile kurmayı istiyorum. Ama karşımdaki insanın önce ruhunu ve aklını sevmem gerekiyor zaten ruhunu ve aklını seversen fiziki olarak da seversin. Bunun dışında ona zaman ayırmam gerekiyor. Beni bulup gelen bir kadın vardı ama dediğim gibi ilgi göstermek gerekiyor. Oldu ile olmadı arasında bir yerde kaldık. Umarım bende baba olma duygusunu birgün yaşarım.

İSTANBUL TİMES HABER AJANSI (İTHA)

Son Güncelleme: 26.08.2017 10:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186