banner175

ÖZAL’ın Memur’u ,İşçisi ve Ortadirek’i ne oldu ?

Merhum 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın her konuşmasında eline kalemi alıp benim memurum, benim işçim ve benim ortadirek’im dediği günler çok geride kaldı.Turgut Özal’ın öldürülmesinden 22 yıl sonra Oğlu Ahmet Özal Kurduğu ANA PARTİ’ nin bu dezavantajlı gurupların sorun ve sıkıntılarına çareler arayacağını ifade etti.

ÖZAL’ın Memur’u ,İşçisi ve Ortadirek’i ne oldu ?

Merhum 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın her konuşmasında eline kalemi alıp benim memurum, benim işçim ve benim ortadirek’im dediği günler çok geride kaldı.Turgut Özal’ın öldürülmesinden 22 yıl sonra Oğlu Ahmet Özal Kurduğu ANA PARTİ’ nin bu dezavantajlı gurupların sorun ve sıkıntılarına çareler arayacağını ifade etti.

istanbultimes
istanbultimes
15 Ocak 2015 Perşembe 12:13
ÖZAL’ın Memur’u ,İşçisi ve Ortadirek’i ne oldu ?
banner171
 ANA PARTİ kurucusu ve genel başkanı Ekonomist Ahmet Özal alanlar’a indi

Merhum Turgut Özal’ın oğlu,Ahmet Özal “Dünya Basın Mensupları Derneğinin (DMBD)” organize ettiği dar çerçeveli STK toplantısında gazetemize özel bir demeç verdi. DBMD genel başkanın Muzaffer Tunç’un açılış konuşmasından sonra Özal gündeme dair ufuk açıcı bir konuşma yaptıktan sonra soru cevap bölümünde Gazeteci yazar Hüseyin Çetiner’in sorularına cevap veren Ahmet Özal ilginç konulara değimdi.

İstanbul Times Haber Merkezi / Merve Saraç  

Babamdan sonra Memur’un, işçinin ve orta direk’i sorunlarını konuşan yok 

Türkiye’de her gün  büyüyen bir çok iç meselemiz olduğu ifade eden Ekonomist Ahmet Özal ne iktidar nede muhalefet bu sorunları konuşmuyor iddiasında bulundu.

Rahmetli babasının dünya meseleleri ile ilgilenmesi yanında iç sorunlarını da ihmal etmediğini vurgulayan Ahmet Özal son yıllarda Türkiye’nin daha çok dış meselelere para ve zaman harcadığını ifade ederek iç barış olmadan dışarıda  başarı sağlanamaz dedi.

Babam toplumun önemli kesimini oluşturan ORTA SINIFI yani Ortadirek’i hiç ihmal etmezdi

Bir toplumun barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için toplumun büyük çoğunluğunu meydana getiren kesimin geçinebilmesi gerekir. Eğer toplumun önemli kesimi oluşturan orta sınıf mutu değilse o ülkede barış ve huzur olmaz diyen Ahmet Özal kurduğu Ana Parti’nin bu konulara eğileceğini ifade etti.

Babasının gerek başbakan iken gerekse de cumhurbaşkanı iken toplumun önemli kesimini oluşturan orta sınıf tabir edilen toplumun sorunlarını her platformda konuşur ve çözüm önerileri arardı diyen oğul Özal inşallah biz de babamız gibi ülkeye faydalı hizmetler yaparız dedi.

Memur ve işçi mutlu değil

Ahmet Özal,memur’un, işçinin durumu içler acısı. En büyük vergi bu kesimin maaşlarından kesilen kesintidir. Hiçbir iktidar ve muhalefet yetkilisi bu sorunları konuşmayı akıl bile edemiyor eleştirisinde bulanan Özal kendi partinin oy kaygısı taşımadan ülke için doğru bildiklerini yapacaklarını söyledi.    

Özerlik olursa ilk önce Marmara ve Ege elden gider

Bazıları Türkiye’deki 7 bölgenin özerk olmasını istiyor. Özerkliğin bağımsız devletin ilk aşaması olduğunun bir çok örneği dünyada var. Eğer bu fikir  gerçekleşirse herkes Doğu elden gider diye düşünüyor. Ama batı daha önce elden gider. 

Çünkü Türkiye vergisinin % 85’inden fazlası Marmara ve Ege’den toplanıyor 

Bu iki bölgede yaşayan insanlar ayrılmaları halinde iki misli zenginleşeceklerini düşündükleri zaman onlar kendi vergileri ile diğer vilayetlerin finanse edilmelerini istemeyecekler ve biz bağımsız bir devlet olduk diyecekler. İşte tam bu aşamada Avrupa Birliği ekonomik sorununu çözen Marmara ve Ege  bölgelerinin oluşturacağı devleti hemen Avrupa birliğine alır.

Türkiye ‘de toplanan verginin % 93’ü 18 vilayetten toplanıyor. Diğer % 7 si ise diğer 63 vilayetten toplanıyor. 

Bu 18 vilayet ayrıldığı zaman diğer 63 vilayetimiz de fakirlik ve açlık kol gezecektir. Bu fikir çok sakat bir yaklaşımdır. Herkes eyalet sitemsi gelirse Doğu vilayetlerimiz elden gider diye düşünüyor ama  eğer bu eyalet sistemi olursa ilk önce Batı’yı kaybederiz diye düşünüyorum. Bizim Partimiz iktidar olsa 81 vilayeti 180’a çıkarıp farklı bir yönetim yaklaşımı sergileyecektir tezini savunan Ahmet Özal farklı fikirleri  ile dikkat çekti.

Barış süreci yavaş işliyor ve şeffaf değil

Türkiye’de hiç kimse silahlar susmasın demiyor. Herkes barış ve kardeşlik olsun istiyor.  Bu sorun toplumun tüm kesimini yakından ilgilendiriyor. Bundan dolayı süreç halktan gizli değil açık ve şeffaf yapılmalı. Hatta bu konuda referandum bile yapılmalıdır. Halkı sürece dahil ederseniz daha kolay netice alırsınız ve halkta kendi kararına sahip çıkacaktır. Çözüm süreci’ nin 5 yıldır konuşulduğunu ama iyi bir ilerlemenin yaşanmadığını iddia eden Ahmet Özal  süreç daha hızlı işletilip sonuca kavuşturulmalıdır dedi.

ANA PARTİ’nin iktidar olması zor değil mi sorumuza ben zaten hep zor işlerin adamı oldum dedi Ahmet Özal

Bu sorumuza cevap veren Ahmet Özal kendisinin hayatı boyunca zor işlere talip olduğunu ifade ederek herkes bizim lüks saraylarda yaşadığımızı sanıyor ama ben babamın görevi nedeni ile lisenin bir kısmını ABD de okuduğum sırada bulaşıkçılık yaparak para kazandım dedi. Hayatının hep zorluklarla mücadele ederek geçtiğini ifade den Ahmet Özal Ana Parti’yi de zor bir denemde kurduklarını ifade ederek biz zoru başaracağız dedi.

Milletvekili ve Cumhurbaşkanlarını muhtarlar gibi halk seçmeli 

Ak Parti halk cumhurbaşkanını seçecek diyor ama kimin cumhurbaşkanı adayı olacağına milletvekilleri karar veriyor. Dolayısıyla halk kendi hür iradesi ile değil milletvekili olan 4 partinin önerdiği 3 kişi sadece cumhurbaşkanı adayı oldu. Bu da gerçek manada demokratik bir seçim değil ve halk istediği kişiyi aday yapamadığı için cumhurbaşkanını gerçek manada halk seçmemiş oluyor.

Bu yaklaşım hiç demokratik ve doğru değil. Güya Cumhurbaşkanı bağımsız deniyor. Ama en son seçimde aday olan 3 cumhurbaşkanı adayını da  halk değil siyasi partilerin mensupları olan milletvekilleri aday göstermişti. Yani halkın kendi adayını kendi belirleme şansı elinden alınmıştı. 

Bu sistem tam anlamı ile demokrasiye uymuyor. Gerek milletvekilliğinde gerekse de kimin cumhurbaşkanı adayı olabileceğine bir partiye bağlı dar bir vekil sayısı değil toplumun her kesimine mensup insanların içinde yer aldığı STK. lar veya 100 bin imza toplayan kişilerin kimin aday olacağını belirleme hakkı verilmelidir diyen Özal bir çok orijinal düşünce ortaya koydu.

Muhtarların içi boşaltılıp parti örgütleri güçlendirilmemelidir 

Şu an ülkemizde en demokratik seçim hiç şüphe yok ki muhtarlık seçimidir. Muhtar kendi öz benliği ile halkın karşısına çıkıp oy istiyor. Halk da güvendiği muhtara oy vererek seçiyor. Bu sistem pek ala milletvekili seçiminde de uygulanabilir.

Babamı zehirlediler iddiasını yeniledi…

Bir meslektaşımızın sorduğu babanızın ölümü ile alakalı ilk ağızdan  bize neler söylemek istersiniz sorusuna ise Ahmet Özal kim ne derse desin ben Babamın öldürüldüğüne inanıyorum dedi. Bu konuda sayısız kanıt ve emare olduğu halde devletin bu işin  üstüne gitmemesinin kendilerini üzdüğünü ifade etti.

Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)

Son Güncelleme: 15.01.2015 16:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186