banner175

Mavi Uygarlık ve Küreselleşen Dünya

Küreselleşen dünya şartlarına hakim olmanın yolu ticarete hakim olmaktan geçiyor. Ticaretin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi ise güçlü bir deniz kuvvetleri meydana getirmekle mümkün. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz Mavi Uygarlık adlı kitabında Türkiye’nin Denizcileşmesi gerekliliğine dikkat çekiyor.

Mavi Uygarlık ve Küreselleşen Dünya

Küreselleşen dünya şartlarına hakim olmanın yolu ticarete hakim olmaktan geçiyor. Ticaretin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi ise güçlü bir deniz kuvvetleri meydana getirmekle mümkün. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz Mavi Uygarlık adlı kitabında Türkiye’nin Denizcileşmesi gerekliliğine dikkat çekiyor.

istanbultimes
istanbultimes
31 Mayıs 2017 Çarşamba 00:00
Mavi Uygarlık ve Küreselleşen Dünya
banner171

Uluslararası ticarette denizlerin önemi artmaya devam ediyor. Kıtalararası deniz ticareti hem Asya hem de Batı ülkeleri için hayati öneme sahip. Zira dünya üzerinde gerçekleşen ticaretin ithal ve ihraç yüklerinin yüzde 75’ i deniz yollarıyla taşınıyor. Deniz yoluyla gerçekleştirilen uluslararası ticaret hacmi ise sürekli artış gösteriyor.

İstanbul Times Haber Merkezi / Bülent Rauf Altunay

Bunun en önemli nedenleri özellikle hammaddelerini oluşturan büyük miktardaki ürünlerin tek seferde taşınabilmesi, güvenilir olması, sınır aşımı yaşanmaması ve mal zayiatının en düşük seviyede kalması.

Denizci Türkiye

Amiral Gürdeniz kitabında zenginleşmek için üretmeye, ürettiğimizi ihraç etmeye, bunun için de bir deniz uygarlığı olunması gerektiğine özellikle vurgu yapıyor. Mavi Uygarlık kitabından anlaşılan, dünyanın %70-80’i denizlerle kaplı ve doğal olarak denizlere hakim olan dünyaya hakim olur. Doğal zenginliğiyle olsun, ucuz lojistiğiyle olsun turizme sağladığı imkanlarla olsun denizler trilyonlarca dolarlık kaynak vaat ediyor. Bu kaynağı kullanmanın yolu ise denizci bir toplum olmaktan geçiyor. Tabii önce devletin denizcileşmesi şartı ile! Kitapta devletin denizcileşmesi ile en dikkat çeken noktalardan biri de uzun yıllardır yönetimlerin denizciliği es geçerek havacılığa yüklü miktarda yatırım yapması. Türk Hava Yolları’nın geldiği son durum ve ülkemizde devam eden karayolu trafik sıkışıklığı, denizciliğin üzerinde düşünmeyi gerektiren birkaç sebep. Kalanını yazarından dinleyelim.

Deniz Ticareti’nde Donanma Garantisi

Deniz ticaret pastasından büyük pay almak isteyen devletlerin hayati yükümlülüklerinden birisi güçlü bir donanma organize etmek. Donanma sayesinde kontrol edilebilecek güzergahlar, engellenebilecek korsan faaliyetler ve uluslar arası krizlere karşı anında gerçekleştirilebilecek bir müdahale ticarette büyük önem taşıyan güven faktörünü destekliyor. Türkiye son dönemde Deniz Kuvvetleri’nde başlattığı modernizasyon faaliyetleriyle amfibi harekat kapasitesini artırarak olası krizlere karşı etkin olma yeterliliğine ulaşıyor.

Amfibi Filo ve Destek Gemileri Yenileniyor

Soğuk Savaş sonrası Deniz Kuvvetleri’nde başlatılan modernizasyon çalışmalarının profesyonel bir planlamayla gerçekleştiğine değinen Amiral Gürdeniz, sırasıyla Hücumbot filosu, Denizaltı ve Firkateyn son olarak ise Deniz hava filosunun yenilendiğini söyledi. Gürdeniz, sözlerini şöyle sürdürdü:“ Modernize edilmeyen 2 filo kalmıştı. Bunlar Kurtarma-Destek ve Amfibi gemilerdi. 2000’li yılların başından itibaren bu tip gemilerin yenilenmesine ağırlık verildi. Bugünlerde envantere dahil edilen LST (LANDING SHIP TANK) tipi gemiler ve benzerleri o dönemde alınan kararların neticesidir. TCG Bayraktar’ın hizmete girmesi büyük bir açığı kapattı.”

Havuzlu Çıkarma Gemisi Yeni Olanaklar Kazandıracak

Amiral Gürdeniz’in ifadelerine göre LPD (Landing Platform Dock) tipi bir gemi Doğu Akdeniz şartlarında olmazsa olmaz bir ihtiyaç. Üretilecek geminin Türk-İspanyol ortaklığıyla imal edileceğini belirten Gürdeniz, Türk Deniz Kuvvetleri’nin tek görevinin yalnızca karasularımızı korumak değil temsil ettiği ülkenin ekonomik gücüne dünyanın bütün noktalarında katkı sunacak kapasitede olması gerektiğini vurguladı. Gürdeniz, “Türkiye’nin periferisi yalnızca kendi toprakları ve sınırları değil. Gitgide küçülen dünyada Türk vatandaşlarının gitmediği ülke kalmadı. Oluşabilecek herhangi bir kriz durumunda insanlarımızın kurtarılması, tahliyesi geminin önemini ortaya koyuyor. Geçmiş dönemlerde bunun zorluğunu Arnavutluk, Lübnan ve Libya’dan vatandaşlarımızı tahliye ederken yaşadık. Mesela Arnavutluk’tan vatandaşlarımızı Firkateyn’le kurtarmak zorunda kaldık. Bu gibi sebeplerden dolayı yapılacak geminin barış zamanı yapacağı katkı savaş zamanı yapacağı katkıdan çok daha fazla olacak.”

Pist Uçak Kalkışına İmkan Verecek

Plan Prensipler Başkanlığı döneminde LPD’nin çalışmalarını ve gerekli görüşmelerini başlatan Amiral Gürdeniz’e göre Türkiye denizden kaynaklı bir taktik hava gücüne ulaşmış olacak. Geminin adı ise TCG ANADOLU L-400.

Hava Aracı Kapasitesi:

6 adet F-35B,

4 adet Atak Helikopteri,

8 adet Orta Yük Nakliye Helikopteri,

2 adet Seahawk Genel Maksat Helikopteri,

2 adet İnsansız Hava Arcı

Destroyer ve Kruvazörler Artık Kullanışlı Değil

“Soğuk Savaş dönemi ve öncesinde donanmaların vazgeçilmezi olan Destroyer tipi gemiler artık devre dışı kalıyor ve onların yerine Firkateynler hizmete giriyor. Aradaki tonaj farkı aldatıcı olmamalı. Bu tip gemilerde önemli olan yakıt kapasitesi ve etkin ateş gücüdür. Şuan Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan Firkateynlerin diğer ülkelerdeki Destroyerlerden geri kalır bir yanı yok. Bulunduğumuz dönemde yüksek tonaj hantallığa sebep oluyor.”

Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)

Son Güncelleme: 31.05.2017 15:02
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186