banner175

Mahmud Efendi Külliyesi'nde yıkım

Beykoz Çavuşbaşı'nda, inşaat halindeki Mahmud Efendi Külliyesi'nde yapılması planlanan yıkım için sabah saatlerinde yoğun güvenlik önlemi alındı. İş makinalarının saat 08.00 sıralarında içeri girmesiyle yıkım işlemi başladı. Öğlene kadar külliyede bulunan kız Kur'an kursu, aş evi ve kütüphane olarak planlanan inşaatlar yıkıldı. İş makineleri çevik kuvvet korumasında yıkıma devam ediyor.

Mahmud Efendi Külliyesi'nde yıkım

Beykoz Çavuşbaşı'nda, inşaat halindeki Mahmud Efendi Külliyesi'nde yapılması planlanan yıkım için sabah saatlerinde yoğun güvenlik önlemi alındı. İş makinalarının saat 08.00 sıralarında içeri girmesiyle yıkım işlemi başladı. Öğlene kadar külliyede bulunan kız Kur'an kursu, aş evi ve kütüphane olarak planlanan inşaatlar yıkıldı. İş makineleri çevik kuvvet korumasında yıkıma devam ediyor.

istanbultimes
istanbultimes
09 Şubat 2016 Salı 15:48
Mahmud Efendi Külliyesi'nde yıkım
banner171
Külliyenin bulunduğu alana sabahın erken saatlerinde çok sayıda çevik kuvvet polisi, TOMA ve iş makinası geldi. Polis ekipleri, Çavuşbaşı Cumhuriyet Caddesi'ni trafiğe kapattı.



Bu sırada güvenlik önlemi için gelen TOMA, külliye yanında konum alırken devrildi. 2 polis memuru hafif yaralandı. Yaralı memurlar hastaneye kaldırıldı. Külliye etrafında vatandaşların beklediği görüldü.



Külliye yetkililerinin "Yıkım kararını gösterin" talebi karşısında gelen polis ekipleri sessiz kalmayı tercih etti. Yıkım işlemi süren bölümün Kur'an-ı Kerim kursu inşaatı olduğu öğrenildi.


KIZ KUR'AN KURSU İNŞAATI YIKILDI

Beykoz'daki Marifet Derneği külliyesinde bulunan kız Kur'an kursu, aş evi ve kütüphane olarak planlanan inşaatlar yıkıldı. İş makineleri çevik kuvvet korumasında yıkıma devam ediyor.

Marifet Derneği'nin Beykoz Çavuşbaşı'ndaki külliye inşaatında başlayan yıkım devam ediyor. İlk etapta kız Kur'an kursu, aş evi ve kütüphane olarak planlanan inşaatlar yerle bir edildi. İş makineleriyle birlikte gelen çevik kuvvet ekipleri görev yerlerini terk etmedi. Dernek üyelerini yıkılan inşatların çevresindeki bekleyişleri sürüyor.

MARİFET DERNEĞİ: BÜTÜN İŞARETLER CUMHURBAŞKANI'NI GÖSTERİYOR

Çevik kuvvet ekipleriyle birlikte gelen iş makineleriyle Beykoz'daki külliye inşaatı yıkılan Marifet Derneği, duruma tepkili. Yönetim kurulu üyesi Şefik Kocaman, "Daha önce Sayın Cumhurbaşkanımız da Başbakanımız da buraya gelip inceleme yaptı. Kendilerine sunum yaptık. Seçimlere kadar herhangi bir sorunumuz yoktu. Dik duruşumuzdan dolayı cezalandırılıyoruz. Hukuksuz şekilde yıkım var. Maalesef siyaset çok temiz bir müessese değil." dedi. Valilikten gelen emirle bunların yapıldığını söyleyen Kocaman, "Bütün işaretler de Cumhurbaşkanı'nı gösteriyor. Kendi arkadaşının binaları İstanbul'un siluetini bozuyor fakat dokunulmuş değil. Doğru bildiğimizi söylediğimiz için cezalandırılıyoruz." dedi.

KENDİ ARKADAŞININ SİLÜETİ BOZAN BİNALARINA DOKUNULMUYOR

Beykoz'da yapımı devam eden Mahmut Efendi külliyesi polis ve Orman İşletmeleri Müdürlüğü yetkilileri tarafından hiçbir mahkeme kararı gösterilmeden yıkılmaya başlandı. Erkek ve Kız Kuran Kursları iş makinalarıyla yerle bir edildi. Marifet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Şefik Kocaman, külliyenin inşaatına Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi'nin dualarıyla başladıklarını ve yıkım kararına kendisinin çok üzüldüğünü söyledi. Bu zamana kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet politikalarına karşı yapılan açıklamaların rahatsızlık oluşturduğuna işaret eden Kocaman, yıkım emrinin şifai verildiğine dikkat çekti. Kocaman, "Burada maruz kaldığımız muamele bugüne kadarki duruşumuzdan kaynaklanıyor. Bütün işaretler de Cumhurbaşkanı'nı gösteriyor. Kendi arkadaşının binaları İstanbul'un siluetini bozuyor fakat dokunulmuş değil. Doğru bildiğimizi söylediğimiz için cezalandırılıyoruz." dedi.



BİZE SUSUN KONUŞMAYIN DEDİLER

Marifet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Şefik Kocaman, mahkeme ve savcılıktan kendilerine herhangi bir kararın gösterilmediğini söyledi. Kararın şifai emirle verildiğini aktaran Kocaman, "Marifet Derneği olarak vatan, millet bazı mevzuları dile getirdik. Özelikle Güneydoğu meselesini, çözüm sürecini, Süleyman Şah türbesinin taşınmasını ve Anadolu'nun bin senelik eksenin kaydırıldığını söyledik. Şia, Vahabi gibi akımların cirit attığını ve bunun Anadolu'nun kendi anlayışı olan ehli sünnetin horlandığını, ikinci sınıf muameleye tabii tutulduğunu dile getirdik. Bu bağlamda birçok tehditler de aldık. Susun böyle konuşmayın dediler. Biz din adamı olarak hak bildiğimizi söylüyoruz. Bu bize Allah'ın verdiği vazifedir. Burada maruz kaldığımız muamele bugüne kadarki duruşumuzdan kaynaklanıyor."dedi.

HER ŞEY SEÇİMLERE KADARMIŞ

Külliye inşaatına Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi'nin duasıyla başladıklarını ifade eden Kocaman, "Kendisi de 'İnşallah yıkmazlar' buyurmuştu ancak sonuç ortada. Bu yaşananlara üzülüyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve birçok yetkili buraya geldi ve gördüler. Resimlerle kendilerine sunum yaptık. Seçimler olana kadar böyle bir sorunumuz yoktu. Maalesef siyaset çok temiz bir müessese değil." açıklamalarında bulundu.

28 ŞUBAT'I ELEŞTİRENLER BUNA NE DİYECEKLER?

Yıkımla ilgili alınan kararlarda bütün işaretlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı gösterdiğini ifade eden Kocaman "Biz Cumhurbaşkanı'nın, 'Sunnilik diye bir dinim yoktur' söylemini eleştirdik. Kabul etmedik. İran ikinci vatanımızdır söylemini kabul etmedik. Süleyman Şah vatan toprağıdır bunu taşımak uygun değildir dedik. Ankara'yı versen İstanbul'u isteyecek bir terör örgütüyle masaya oturulmaz dedik. Biz bunları hem şifai olarak muhatap olduğumuz devlet yetkilerine aktardık. Hem de dergi ve sosyal medyadan söyledik. Kendi arkadaşının binaları İstanbul'un siluetini bozuyor fakat dokunulmuş değil. Üniversite binaları var. Onlara dokunulmuyor ancak bizim külliyemiz, mesire yeri olarak kiraladığımız yer hiçbir hukuka dayanmadan yıkılıyor. Şifai emirle yıkılıyor. Hukuk devleti olduğumuz söylüyoruz ama şifai emirle yıkım yapılıyor. Bize, 'Sizin kurslarınıza dokunulmuyor' diyorlardı ancak şuan bizim medreselerimiz yıkılıyor. 28 Şubat'ı eleştiren arkadaşlarımız buna ne diyecekler bunu bilmiyorum. O zaman gönlümüz rahattı. 28 Şubat zamanında evet ezildik, üzerimize gelindi, kurslarımız kapatıldı fakat suçumuz alnı ak edecek suçtu Allah katında. Şimdi neyden içeri gireceğimiz,neyle suçlanacağımız belli değil. Öyle bir ortamı yaşıyoruz. Dik duruşumuzun bedelini ödüyoruz. Bir takım kimselere paralel deniyor, bizim suçumuz da biraz fazla dik olmak. Allah bunlara akıl fikir versin. Maruz kaldığımız muamele vatan, millet ve din meselesinden kaynaklanıyor." diye konuştu.

Son Güncelleme: 09.02.2016 16:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186