banner175

İzleyen şoktan şoka girdi

3 Eylül'ü bekleyin dedi... Gazetecilerin zorla ellerini öpmeye kalktı. Sonra sinirlenip hepsini kovdu. Süreyya Karabulut şoke etti.

İzleyen şoktan şoka girdi

3 Eylül'ü bekleyin dedi... Gazetecilerin zorla ellerini öpmeye kalktı. Sonra sinirlenip hepsini kovdu. Süreyya Karabulut şoke etti.

04 Eylül 2009 Cuma 10:21
İzleyen şoktan şoka girdi
Baba Süreyya Karabulut, 3 Eylül'de bir sürprize hazırlandığını söylüyordu... Ve 3 Eylül'de Garipoğlu şirketlerinin önüne giderek basının karşısına çıktı... 

Baba, Garipoğlu Holding'in önünde yaptığı eylemine sarı bir paketle geldi... Elinde ayrıca bir de sarı zarf vardı.. Medya basın toplantısı boyunca şoktan şoka girdi...

PAKETTEN KIRMIZIYA BOYALI TESTERE ÇIKTI

Elleri titreyerek önce sarı zarfı açmaya çalıştı, ancak açamadı... Ve bir başkasına vererek hazırladığı yazılı açıklamasını okuttu... Açıklamada kendini ifade edemediğini söylüyordu. Son günlerde sağlığnıın çok bozulduğunu, psikolojik destek aldığını belirtiyordu... 1 haftadır aynı kıyafetleri giydiğini, uykusuz geceler geçirdiğini söylüyordu.  

Açıklamaların ardından sarı hediye kağıdına sarılı paketi açtı... Paketten kırmızıya boyanmış bir testere çıktı... Ve "Garipoğlu isterse şimdi beni burada kesebilir" dedi.

Süreyya Karabulut, ayakta durmakta güçlük çekiyordu. Kendini kontrol etmekte zorlanıyordu. Acılı baba etrafındaki herkese öfke dolu sözler saçtı... Basına da öyle sözler etti ki açıklama için çağrılan basın mensupları şok oldu...

Kamuoyunda kendisine yöneltilen eleştiriler nedeniyle basın mensuplarına isyan eden Baba Süreyya Karabulut, basın mensuplarına soru kotası koyarak "Ya beni adam gibi dinleyin ya ben çekip giderim" diyerek bağırdı.

BASIN MENSUPLARININ ELİNİ ÖPMEYE KALKTI

Ardından sakinleşerek basın mensuplarından özür diledi... Hatta sonra basın mensuplarının teker teker ellerini öpmeye kalktı. "Beni tokatlayın, tokat vurun bana" diye bağırdı...

Yaptığı yazılı açıklamada da kendini ifade etmekte zorlandığını, kelimeleri doğru seçemedini dile getirdi. "Çok yorulduk, çok hırpalandık. Allah kimsenin başına vermesin. 3 milyon euro neden niçin Balat şubesi Garanti Bankası'na geliyor. 3 milyon euro neden başkaları gibi İsviçre bankalarına gitmedi? Kimseye yalvarmıyorum. Kimseden yardım da istemiyorum" dedi.

TESLİM EDİLMEDİĞİ İÇİN PARAYI ALMADIM

"Para geldi mi" sorusuna ise Karabulut'un yanıtı şöyle oldu:

"Bu para Garanti Bankası'na gelecekti. Ama paradan önce Cem Garipoğlu 25'inde teslim edilecekti. Ama teslim edilmedi. bu para niye gelmedi? Hayyam Garipoğlu benim aptal olmadığımı biliyor. bu arada Uğur Bey de benim geçmişimi araştırsın. Ona bir mesajdır. Teslim olmadığı için ben parayı kabul etmedim. Ama MS derneğinin bu parayla ilgili bilgisi vardır. Şişli şubesinde... Hayyam Garipoğlu teslim etseydi yeğenini ben de aslanlarg ibi çıkacaktım ve 3 milyon euro hesabına para geldi diyecektim.

AHMET'İN KİM OLDUĞUNU BULUN

Benim hesabım resmi hesaptır. Ben gelir vergisi veren bir insanım. Bu para MS derneğine gitsin, makbuzu bana gelsin demeliydim. düşünememiştim eşefk kafa... Ama bu cinayetin arka bahçesine girdim. Cemil baran'a sesleniyorum,. Ahmet'i açıklamak sana düşecek. Ahmet'in kim olduğunu bulun. Sizler bulun. Cemil Baran açıklasın."

BENİM İPLİĞİMİ PAZARA ÇIKARMAYIN

"Teğmen çıktı. Filmciler çıktı. Onlar bunlar çıktı... Sayın hıncal Uluç kimi kurtarıyorsun? Ben dağdan geldiğim zaman onun yanına gittim, çamurlu ayaklı.. Benim ipliğimi pazara çıkarmayın... kimseden özür dilemiyorum. İsa Peygamber gitti... Geri geleceğini biliyorum... Ama kızım geri gelmeyecek"

UĞUR DÜNDAR'A MESAJ YOLLADI

Baba Karabulut, doğruları son kez söylemek için Uğur Dündar'a da "Beni programına davet et" çağrısı yaptı.

"Namussuz bir insanım, şerefsiz bir insanım. Oyum buyum. Türk halkı artık arkamda yok. Benim kızım gitmiş, bundan ötesi mi var. Sayın Uğur Dündar'a sesleniyorum. Ali Kırca ve diğerlerine de sesleniyorum. Namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum. Doğruları söyleyeceğime yemin ediyorum. Bana ekranları aç. bir daha hiç konuşmayacağım. Senin dürüstlüğüne inanıyorum."

SÜREYYA KARABULUT 'UN DELİCE İŞLERİ

Sürayya Karabulut'un tuhaf hareketleri milyonları ekran başında şok etti. Canlı yayında bir babanın "delirdiği" anlara tanıklık ettik. Şoke eden notlar şöyle;

Prof. Nevzat Tarhan ne dedi? 

 Genel olarak son günlerde huzursuz görünümü var. Sürekli agresif. Haklıyken haksız duruma düşebileceği çıkışları var. Bu nedenle muhakkak uzman yardımı gerekir. Desteğe ihtiyacı var gibi gözüküyor. Kızıyla ilgili sanki suçluluk duygularını gidermek için orantısız tepkiler gösterme tarzında. Psikiyatrist desteği alması gerekir. Yoksa hak mücadelesi çıkar mücüadelesine dönüşecek. .



*Sürprizi bir tuhaf çıktı. Kırmızıya boyanmış bir testere... Elinde sallayıp, "beni de kesin" diye bağırdı...

*Medyayı asıl şoke eden ise zorla ellerini öpmeye kalkışması oldu... Ellerini vermek istemeyenleri ise tokatlamakla tehdit etti. Hemen sonra ise bağırıp çağırarak, "beni sevmeyenler burdan gitsin" dedi...

*Bir ara ellerini gökyüzüne kaldırdı. Bir tuhaf oldu yüzü... "Ben Mesih'e inanırım Allahım. İsa geri gelecek ama benim kızım gelmeyecek" diye feryat etti.

*Hemen ardından da "Durun bir dakika önce Fatiha okuyacağım sonra dua edeceğim" dedi.

*Üstündeki elbiseleri bir haftadır değiştirmediğini söylüyordu ve 48 saattir de hiç uyamadığını...

*Eşi yanına gelip yatıştırmaya kalkınca onu da rencide edecek bir şekilde fırçaladı ve bağırarak kenara itti.


*Oğlunun kendisini terkettiğini açıkladı...

Kısacası Süreyya Karabulut hiç normal değildi.. Dahası bu vahim duruma medyada da çanak tuttu. Kanal kanal dolaştırıldı.. Beyanat verdi vermeye zorlandı. Reyting canavarı Karabulut'u yedi bitirdi..

Sözü uzatmıyor ve Karabulut'un tükendiği anlarla sizlerle baş başa bırakıyoruz.

"Bu yapacağım eylem belki suçtur... Belki emniyet müdürüm beni çekecek hapse gireceğim. Ona da razıyım. Önce şu zarfı açıyorum" dedi... Elleri titreyerek sarı zarfı açmaya çalışan Baba Karabulut, kendisi okuyamayınca zarfın içinden çıkan yazıyı başmkasına okuttu:

Açıklamada şöyle diyordu: "Kamuoyunda oluşan infial edici ölçüsüz eleştiriler nedeniyle haklarımın ihlal edildiğini, ilgililer aleyhine dava açma hakkımı şimdilik saklı tutuyorum. Sağlığım bozulduğu için psikolojik destek almaktayım.. Kendimi ifade edemememin sıkıntısı Türk halkına ve sizlere belirtmek isterim."



Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186