banner175

İmamoğlu'ndan "akraba" yorumu: Marifetliymiş! Gitsin marifetini başka yerde göstersin!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını Saraçhane'deki binada yanıtladı. İmamoğlu, bazı başkanların akrabalarının belediyelerde çalışmasıyla ilgili soruya, "Burası eş dost akraba yeri değil.

İmamoğlu'ndan "akraba" yorumu: Marifetliymiş! Gitsin marifetini başka yerde göstersin!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını Saraçhane'deki binada yanıtladı. İmamoğlu, bazı başkanların akrabalarının belediyelerde çalışmasıyla ilgili soruya, "Burası eş dost akraba yeri değil.

istanbultimes
istanbultimes
31 Temmuz 2019 Çarşamba 16:14
İmamoğlu'ndan "akraba" yorumu: Marifetliymiş! Gitsin marifetini başka yerde göstersin!
banner171
Ben de aynı şeyi yapıyorsam, benim partim de hesap soracak. Kendi vicdanı da hesap soracak. 'Eee ama çok marifetli'. Gitsin marifetini başka yerde göstersin. Çok netiz bu konuda. Taviz yok.
Diğer taraf 100 yapıyor, bizim taraf 5 yapıyor. Yok öyle bir şey. 5 kişi de yapsa, bizim o arkadaş bu yanlışı düzeltecek" yanıtını verdi.
İmamoğlu, ihtiyaç fazlası makam arabalarının Yenikapı'da sergilenmesine yönelik vaadiyle ilgili soruyu ise, "Beni temsil eden arkadaşlarımın yaptığı araştırmalar sürüyor.
Ben de açıkçası kamuoyunun merakı gibi sizin ilginiz gibi onları da silkeliyorum dönem dönem, 'Hızlanın' diye. Ama kolay olmuyor. Farklı listeler, farklı çalışmalarda elde ettiğimiz bilgilere göre çok araç sağda solda ilgisi olmayan kurumlarda, kişilerde kullanıldığı konusunda tespitlerimiz var.
Zaten bu israfı görüyorduk. Onun için israf, tasarruf dedik. En yakın zamanda sergileyeceğiz. Sergilemek için o araçları bulabilecek miyiz emin değilim ama o fotoğraf, öyle ya da böyle çekilecek" şeklinde yanıtladı.
İstanbul Times Haber Merkezi / Hüseyin Çetiner / Saraçhane /  İstanbul 
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane'deki merkez binada gazetecilerin sorularını yanıtladı. İşte o sorular ve İBB Başkanı'nın verdiği yanıtlar:
"BU İSRAFI GÖRÜYORDUK"
Makam araçları Yenikapı'da ne zaman sergilenecek? İsrafın fotoğrafı ne zaman çekilecek? Gecikmenin nedeni nedir?
- İstemem tabi uzamasını. Çünkü ben de çok istiyorum. Bu bir gerçeklik yani. Bizim buraya geldiğimiz tarihteki tespitlerle, şu anki tespitler arasında zaten fiziki olarak ciddi bir fark var. Elbette bizim şu an elimizde bazı belgeler de var. Ama biz, şu an kamu kurumuyuz ve ben belediye başkanıyım. Beni temsil eden arkadaşlarımın yaptığı araştırmalar sürüyor.
Ben de açıkçası kamuoyunun merakı gibi sizin ilginiz gibi onları da silkeliyorum dönem dönem, 'Hızlanın' diye. Ama kolay olmuyor. Farklı listeler, farklı çalışmalarda elde ettiğimiz bilgilere göre, çok aracın sağda solda ilgisi olmayan kurumlarda, kişilerde kullanıldığı konusunda tespitlerimiz var. Zaten bu israfı görüyorduk.
Onun için israf, tasarruf dedik. En yakın zamanda sergileyeceğiz. Ama sergilemek için o araçları bulabilecek miyiz emin değilim.
Yani şöyle ki geri verilmiş olma ihtimali yüksek bir kısım araçların bu dönem içinde. Ama bunların tespiti mümkün. Şu an arkadaşlarım yoğun olarak ona çalışıyorlar. Biz, tümüyle İstanbul'dan Türkiye'ye şu mesajı vermek istiyoruz: Bunun siyasi partisi yok. Bunun ocusu bucusu da yok.
Bu çok net. Belediyeler kamuya ait bir alan. Her kuruşu ile her değeri ile beraber. Ben her kuruşunu korumak için belediye başkanıyım.
Araçta mı tasarruf yapmamız gerekiyor, yapacağız. Yarıya mı indirmemiz gerekiyor, indireceğiz. Bazı araç tespitlerimiz var. Bir yıllık, 13 aylık kirası kadar bedeli var aracın. 13 ay ödediğiniz kira ile aslında o aracı satın alabiliyorsunuz. Böyle mikro ölçekli tespitlerimiz var. Bu tespitlerin üzerinden sizi de toplumu da gerçekten bu çok acıymış dedirtecek seviyede düzenlemelerimizle beraber size bilgisini belgesini sunacağız.
Tarih vermekte zorlanıyorum. Bazı bilgilere erişim noktasında sıkıntılarımız var. Bizim daha önce verilerin tespit edilmesi noktasındaki talebimiz tam da buydu. Bazı veriler tespit edilsin ve bir milat gibi kabul edilsin. 31 Mart, 31 Ocak ve bu aşamada ne olup bittiği. Tabii sonrasında 23 Haziran seçimi yaşandı. O da bir milat. O arada da ne olup bittiği başka tespitlerimiz de var.
"YAZIK DEĞİL Mİ İSTANBULLUYA"
İhtiyaç fazlası kiralık araçlara nasıl değerlendirilecek?
- Kiralık zaten geri vereceğiz. Ama geçmişe dair ne var ne yok tespit edeceğiz. Bir yandan teftiş kurulu üzerinden soruşturması sürüyor. Tek alana fokuslanıyoruz ama bu tek alan değil. Birçok alanı var bu işin. Elbette bu önemli, çok göz önünde bulunan ve görüler bir şey.
Bunun farkındayım. Ama dediğim gibi sadece bu alana fokuslanmayacaksınız. İleride başka başka alanlarla ilgili de çalışmalarımız olacak. Düşünün bir kuruma, bence gerekli olmayan bir kuruma, yapıyı veriyorsunuz. Hadi verdiniz tadilat yapıyorsunuz. Sonra bakımını yapıyorsunuz, hatta içine eleman veriyorsunuz. Bu bir değil, iki değil, üç değil, beş değil. Sayısı çok. Yazık değil mi İstanbulluya.
Hangi kamusal çıkarı koruyor oradaki dernek ya da vakıf. Bu bakımdan bütünüyle bu tespitler tamamıyla tasarrufa dönük yoğun tespitlerdir. İsrafı önleyici yoğun tespitlerdir. Sakın şöyle bir şey aklınıza gelmesin. 'Acaba kamuoyuna açıklamak mı istemiyor?' Asla. Biz her konuda şeffaf olacağımızın sözünü verdik. Sadece somutlaştığı anda konuşmasını seven birisiyim.
"O FOTOĞRAF ÇEKİLECEK"
GPS takibi konusunda da sıkıntı var mı?
- Bir kısmı somut elde duran kayıtlarda gözükmüyordu ama başka kayıtlarda tespit ettik. Dediğim gibi, bu işi alan şirketle şu an görüşmeler sürüyor. Kamusal olarak toplum adına, toplumun namusu her kuruş, araç… Tüm arkadaşlarıma söyledim. Ne varsa bu anlamda çıkaracaksınız ortaya. Bu anlamda yoğun şekilde çalışıyorlar. GPS sistemi ile takip sistemi var buranın. Onlar belli araçlar üzerinde var, diğerlerinde yok.
O fotoğraf çekilecek yani?
- Tabii ki, öyle ya da böyle.
"BANKAMATİK! YOK ÖYLE BİR ŞEY BİZİM BELEDİYEMİZDE"
23 Haziran öncesi istihdam kayıtları incelendi mi? Bazı iştiraklerde seçim öncesi işe alımlarla ilgili soru işaretleri var?
- Ne yazık ki var. Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Ben kendi ilçemde belediye başkanıydım. Muhtemel aday olarak gözüküyordum. Dolayısıyla 6-7 ay öncesinde, Eylül'de, Ekim'de aldığımız prensip kararlarını söyleyeyim. Eleman alımlarını durduracaksınız. İhtiyacınız varsa seçimden sonra. Niye? Yanlış algılanır. Seçime giderken niçin? Çok acil durum varsa açıklamasını getirin. Bu niye biliyor musunuz? Kurumsal etik. Giderken borçlanmak gibi giderken bir başka şey yapmak gibi. Ya da seçime bir hafta kala bütün sizin harcamanız gereken parayı harcamak gibi.
Bu da bir alanımız. Bunun da araştırması sürüyor. Tümüyle olaylara böyle bakıyoruz. Personel alımı konusunda tespitlerimiz var. Bizce gereksiz bir şekilde, bir bankaya yük olması gereken personel düzeninin, bizim şirketimize devredilmesi ve bir külfet haline dönüştürülmesi.
Dolayısıyla bunu inceliyoruz. Bu sayılar yüksek. 400-500'e yakın kişiden bahsediyoruz. Tümüyle insan kaynaklarına bakacağız. Son 6 aydaki hareketliliğe bakacağız gerekliliğine bakacağız. İnsan kaynakları içerisinde tespitlerimiz var. İşe gelmeyen insanlar var. Bunlar üzerinde çalışıyoruz. Tabii bunların metotları var. 'Başkan talimat verdi, işten atın' böyle bir şey yok.
Bazı gazeteler yazıyor, yok öyle bir şey. Bankamatik. Yok öyle bir şey bizim belediyemizde. Biz, öyle bir şeye müsaade etmeyiz.
Ama bizden önce müsaade edilenlere dair de çalışmamız var. Bunların raporları tutulacak. Fotoğrafları çekilecek. Gelip gitmiş mi ?
Burada işiyle meşgul olmuş mu? Yoksa birkaç yıl boyunca sağda solda gezip buradan maaş mı almış. Buna da bakacağız. İnsan kaynakları düzenini İBB -ki son verilere göre 85 bin çalışanı- bu kadar büyük bir insan kaynakları yönetimi olan bir organizasyonun muazzam bir insan kaynakları yönetimne ihtiyacı var.
Biz kamu adına da bir devrim yapacağız. Burada çalışan insanlar mutlu, performansını yükselten bir konsantrasyonu var, haklarını alan ve aynı zamanda iş disipline uyan bir yapı. Farklı bir özelliği var kamunun, topluma hizmet ediyorsunuz.
Yani bir aileye veya şirkete değil. O kutsallığının muhafaza edildiği bir alan. Bu kavramlara uymayan varsa elbette gereği yapılacak.
"TAVİZ YOK"
Yeni seçilen CHP'li başkanların akraba atamaları yaptıkları yönünde iddialar var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
- Hiç fark etmez. Derhal gereğini yapmalılar. Ben, bunu seçim meydanlarında da söyledim. Bugüne dair değil ki. Burası eş dost akraba yeri değil.
Ben de aynı şeyi yapıyorsam, benim partim de hesap soracak. Kendi vicdanı da hesap soracak. 'Eee ama çok marifetli'.. Gitsin marifetini başka yerde göstersin.
Çok netiz bu konuda. Taviz yok. Diğer taraf 100 yapıyor, bizim taraf 5 yapıyor. Yok öyle bir şey. 5 kişi de yapsa, bizim o arkadaş bu yanlışı düzeltecek.
Derhal düzeltecek. Bitti. Bu kadar basit. Burası eş dost akraba yeri değil. Benim akrabalarım dün ziyaretime geldi, köyden de gelenler vardı. Ağladılar gururdan gittiler, bitti. İlişki bu kadar. Böyle bir düzeni yönetirsek, biz, topluma gerekli mesajları veririz.
"GURURLANIYORUM"
İştiraklerin müdürlüklerine atanacak isimlerle ilgili çalışmalar ne aşamada ?
-Çok iyi gidiyor. Çok da gururlanıyorum açıkçası. İstanbul'un, Türkiye'nin çok yetenekli insanları, bizimle çalışmak istediklerini ortaya koyuyorlar.
Geçmişteki birikimleri ve ortaya koydukları performanslarıyla gerçekten alkışlanacak başarılara imza atmış insanlar bizimle beraber yol yürümek istiyorlar.
Bu benim için çok değerli. Bu sürecin en doğru şekliyle yönetilmesi adına da uzman arkadaşlarımız en objektif şekliyle irdeliyorlar. Muhtemelen bu hafta büyük bir kısmını arkadaşlarımın sizlerle paylaşacağım.
Her birinin geçmişinde başarı var. Çünkü bizim iştiraklerden beklentimiz çok büyük. İştiraklerimizin şu felsefesi olacak: Kamuya hizmet edecek ama kazancını yine kamuyla paylaşacak, aynı zamanda gerektiğinde finansal anlamda da kamuya servis edebilecek kurumsal bir şirket düzeni olacak.
Bunun anlamı şu: Türkiye'de ya da dünyada herhangi bir finans kuruluşuna gittiğinizde çok itibarlı, üretken, iş geliştiren bir mekanizmaya sahip iştirakler haline gelecek.
Bu bakımdan, şu an oluşan insan kaynakları portföyümüz, genel müdürler özellikle, çok üst seviyede. Tümüyle yönetimsel sorunlarını da toparladığımızda iştiraklerimizi vitrine koyduğumuzda çalışanlarıyla beraber herkesin gurur duyacağı bir şekli alacak.
"MESAİ MEFHUMUM YOK"
Tatiliniz çok konuşuldu. Eleştiriyor bir kesim…
-Millet eleştiriyor diye ben tatile gitmeyecek değilim. Dinlenmek istediğim zaman dinleneceğim. Benim izin hakkım var ama benim mesaim de yok.
Örneğin arkadaşlarım beni 01.00'de eve bıraktı. Uyudum. Saat 06.00'da kalktım, işe geldim. Benim mesai mefhumum yok.
Ben insanım ve benim bir vücudum var. Bazen dinlenmeye de ihtiyacım var. 10 günde bir güzel bir uyku çekesim geliyor.
O gün 12-2'e kadar uyuyasım geliyor. Buna kimse engel olamaz. Bu benim hakkım. Tahmin ediyorum beni takip eden vatandaşlarım da 10-15 günde bir uyumamı, 6-7 ayda bir dinlenmemi de çok istiyorlar.
Tatil bazı insanlara yakışmıyor ama bana tatil de yakışıyor bu arada.
Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)
Son Güncelleme: 31.07.2019 18:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186