banner175

Başbuğ'dan çok kritik açıklamalar

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ yıllık değerlendirme konuşması yapıyor.

Başbuğ'dan çok kritik açıklamalar

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ yıllık değerlendirme konuşması yapıyor.

14 Nisan 2009 Salı 12:40
Başbuğ'dan çok kritik açıklamalar
banner171

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı'ndaki toplantıda güncel konulara girmeyeceğini, bu konulara ilişkin olarak önümüzdeki hafta bir basın toplantısı düzenleyeceğini belirtti.

Konuşmasında sivil-asker ilişkileri, terörle mücadele, demokrasi ve laiklik gibi konulara akademik pencereden bakmaya çalışacağını söyleyen Org. Başbuğ, "Güncel konulara ve değinemeyeceğim konulara ilişkin görüşlerimi önümüzdeki hafta yapmayı planladığı basın toplantısında sizlerle paylaşmayı düşünüyorum" dedi.

Konuşmasında sık sık önemli düşünürlerden alıntı yapan Org. Başbuğ'un öne çıkan mesajları şöyle:

ASKERE DUYULAN GÜVEN
- Askerlik meslekten çok bir yaşam biçimidir. TSK'da etik ve ahlaki değerler çok önemlidir. Askerlikte güven ve itimat çok önemlidir. En önemlisi askerliğin toplumun güveni ve itimadı üzerine inşa edilmesidir. Bu hayatidir.

- TSK yapılan anketlerde her zaman en güvenilir kurumdur.

TSK'YA DEMOKRASİ ELEŞTİRİSİ
TSK'yı yıpratmaya dönük sistematik muhalefet yapılıyor. Demokratlık kisvesiyle TSK eleştiriliyor. TSK'yı demokrasinin gelişmesini, çoğulculuğun toplumsal bir boyut kazanmasını engelleyici bir kurum olarak göstermek yanlıştır.

TSK'YA DİN KARŞITLIĞI ELEŞTİRİSİ
TSK'yı din karşıtı olarak gösteren kötü niyetli propaganda kampanyalarına toplumun mütedeyyin (dini bütün) kesimleri itibar etmemektedir. Ordusunu sevmekte ve güvenmektedir. Çünkü asker Türk milletinin bizatihi kendisidir. Aynı hassasiyetlere sahiptir. Kim ne derse desin Türk milletinin ordusu halktır, halktandır, halk içindendir.

MİLLİ GÜVENLİK KURULU'NUN GEREKLİLİĞİ
Genelkurmay Başkanı, sivil-asker ilişkisinin yürütülmesinde tek yetkili makamdır. Diğer anayasal platform ise MGK'dır. MGK'da her üye eşittir. MGK'nın gerekliliğini, yetki ve sorumluluklarını sorgulayanlara ilgili yasaları bir kere daha dikkatle okumalarını öneririm.

ASKERİN GÖRÜŞÜNÜN DİKKATE ALINMASI
"Askerler samimi olarak profesyonel tavsiyesini yaparken yaptıkları tavsiyeler, teklifler dinlenecek ve değer verilecektir" alıntısını yapan Başbuğ, şöyle devam etti: Sivil-asker ilişkilerinde bu husus sanırım ilişkilerin sağlıklı yürütülmesi için çok önemlidir. Askerin güvenlikle ilgili öneri ve kaygılarının dikkate alınmamasının zararları Irak'ta ortaya çıktı. Asker öneride bulunur, son kararı siyasi merci verir. Sorumluluk karar verici makamlara aittir.

PKK TERÖRÜ ETNİK KÖKENLİ Mİ?
PKK nihai amacı için terörü etnik bir çatışmaya dönüştürmeye çalışıyor. PKK eylemlerini etnik çatışma gibi göstermeye çalışmış ama başaramamıştır. Bugün Türkiye'de yaşananlar bir etnik çatışma olarak tanımlanabilir mi? Kavramların karmaşıklığı terörle mücadeleyi güçleştiriyor. 30 yıldır mücadele etmememiz rağmen bazı kavramları oturtamadık.

Örgüt kurulduğunda ilk olarak sınıf temelli, ikinci olarak etnik referanslı Marksist, Leninist bir ideolojiye sahip. Örgüt '94'en sonra Marksist Leninisti geri plana iterken etnik kimlliğ öne çıkarmaya başladı. İdeoloji geçerliliğini yitirince vurgusunu etnik kökenden yapmaya başladı. Kürt kökenli vatandaşlar üzerinde sosyal kontrol sağlamayı amaçladı. Strateji değişikliğine rağmen uyguladığı terör ve şiddetle sorunu etnik bir çatışmaya dönüştüremedi.

TSK'DA AYRIMCILIK, KÜRT KÖKENLİ ŞEHİTLER
TSK ayrımcılık uygulanmaması konusunda emsalsiz bir örnektir. Şehitlik mertebesine ulaşmış insanlar arasında çok sayıda Kürt ve Zaza kökenli insan var. TSK'da Edirne'den Hakkari'ye kadar vatanın her köşesinden gelen askerleri sivil memurları görebilirsiniz

Milletimizin bütün bireyleri hiçbir fark gözetmeksizin çok değerlidir. Bizim milli ordu oluşumuzun temel nedeni budur. Biz TSK personelinin bırakın sorgulanmasını, etnik kökeni, mezhebi konusunda kafalarda soru işareti oluşmasını bile en büyük tehdit olarak görüyoruz. Bu ordu milli ordudur.

AZINLIKLARIN MİLLETVEKİLİ OLAMAMASI
Azınlıklardan milletvekili olamıyor deniliyor. Haklı bir sual. Ama bunu bize değil, siyasi iradeye sormak lazım.

SİSTEMATİK ASİMİLASYON İDDİALARI
Gerek Osmanlı İmparatorluğu ve gerek Cumhuriyet döneminde, Kürt kökenli vatandaşlarımıza devletçe sistematik asimilasyon politikası uygulanmamıştır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında isyanlara karşı alınan önlemler asimilasyon olarak değerlendirilemez. Asimilasyon modeli Türkiye için geçerli değildir. Devlet Kürt vatandaşlarımıza asimilasyon uygulamamıştır.

Cumhuriyetin kuruluşunda laiklik dini yerel liderlerin tepkisine neden oldu. Bazı bölgelerde ciddi yerel tedbirler olması doğaldır. Bu bölgelerdeki şeyhlerin de tepki göstermesi beklenir. Cumhuriyet'in ilk dönemlerindeki ayaklanmalar da temel anlamda etnik temele dayanmıyor.

Türkiye bazılarının görmek istediği gibi etnik farklılıklar nedeniyle ayrışmış bir ülke değildir. Ülkenin ana ulusal konulara bakışında da büyük farklılıklar yok. Türkiye'de hiçbir zaman etnik çatışma yaşanmamıştır ve yaşanmayacaktır.

Başbuğ, Atatürk'ün "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkı..." sözüne atıfta bulundu ve bu sözün öneminin yeterince anlaşılmamış olduğunu söyledi. Başbuğ, "Türkiye halkı" ifadesi ile Atatürk'ün etnik bir köken olarak "Türk"lüğü değil, "sınırları çizilen bir coğrafyada yaşaşan insanlar"ı işaret ettiğini vurguladı.

ULUS DEVLET-ÜST KİMLİK:
- Aydınlarımız ulus devletin ortak değerlerini niçin daha fazla vurgulamıyorlar.
- Yeni üst kimlikler yaratılmasına izin veremeyiz.
- Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşlarımıza fırsat eşitliği sağlamalıyız. Bu devletin asli görevidir. Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşlarımızın mağduriyet duygusunu tamir etmeliyiz.
- TSK, Atatürk'ün bize emanet ettiği ulus devlet, üniter devlet yapısını korunmasında elbette taraftır, taraf olmaya devem edecektir. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın.

TERÖRİSTLER
Terörist de insandır. Bu kişilerin örgüte neden katıldıklarının tespit edilmesi çok önemlidir. Yapılan bir araştırmada çocukluğun sevgisiz bir ortamda geçmesi, şiddetin yaygın olduğu ortamlar, yoksulluk, dışlanma duygusu, haksızlıklardan kaçış, eğitimde istenen imkanların bulunmaması, toplumda yer edinme duygusu ve etnik propagandaya inanmak örgüte katılma nedenleri.

Örgüte katılanların yaklaşık yüzde 70'i 14-20 yaş arası katılıyor. Yüzde 80'nin örgütte bulunuş süresi 10 yıl.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186