banner175

Kaygıyı geleceğe duyulan güvensizlik diye tanımlayabiliriz. “Ya … olursa?” veya “ya … olmazsa?” diye boşluklara bir çok şey ekleyebiliriz… Geleceğe yönelik düşünceler geçmiş travmalarımızdan beslenir. Ve “şimdi” de bizi tüketir. Kaygı krizi esnasında tüm dikkatiniz sizi harcayan iç kemirici düşüncelerdir. Dünya ile birlikte kötü düşünceleriniz de başınızın üstünde dönmeye devam eder.

‘Savaş ya da kaç’ fikri zihninizde eşitlenmiştir. Aynı anda ikisini de yapmak geçer içinizden. Hem savaşmak istersiniz zihninizdeki kötü sorularla, kötü düşüncelerle ve buna sebep olan insanlarla olaylarla olgularla, hem de kaçmak istersiniz ,bütün bunların olmamasını dilersiniz, yok olmak istersiniz oradan buradan her yerden… Ve böylelikle bu korku zihninizi ele geçirmiştir. Yani bedeninizi. Dolayısıyla hayatınızı…

Bütün bunlara baktığımızda anksiyetenin temelinde hayatın akışına duyulan güvensizlik olduğunu saptamamız olasıdır (Louis L. HAY –Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri). Neden hayatın akışına, hayata güven duymamız gerekir. Sanki hayat yaşanmak için bir benim mi güvenime ihtiyaç duyuyor.? Güvenmezsem kendini sürdüremez mi? 

hayat kendini sürdürmek için bizim güvenimize ihtiyaç duymaz. O tüm ihtişamıyla tüm kudretiyle sürdürür kendini. Bizim hayata, onun kudretine dahil olmamız için ona güven duymaya ihtiyacımız var.

Zira insan hayatı bile kendini yetiştirenle kurduğu güven bağı ile şekillenir. Eğer güvenli bir yerde olduğunuz sevgiyle size hissettirilmişse, ayakları yere sağlam basan, ne yaptığını bilen insanlar olma olasılığımız artar.

Aksi takdirde bu olasılık haliyle azalır. Ama çözümsüz değil. Çözüm yolu ilk önce kendine güven tazelemekten geçer. Daha sonra hayata güvenle bakabilmeniz için çevrenize de güven tazelemeniz gerekiyor.

Nihayetinde ise bize inanan veya inancını gösterememiş anneyle, babayla, bir sevgili, eş, dost ile uzman bir psikolog yardımıyla travma temizliği yapılabilir. Çünkü doğru insanlarla güven ilişkisi kurulduğu zaman kendinize de güven ve inancınız gelişerek pekişir.

Güven ilişkisi, inancı geliştikten sonra yapmanız gereken tek şey, kendinizi hayatın kudretine bırakmak ve size nimet olarak sunulan duyularınızın içsel ve dışsal iletilerden (yaşadığınız olayalar iletişimde bulunduğunuz insanlar, kendiniz hakkındaki düşünceleriniz v.b.) almış olduğunuz alt fikirlerden ana fikir çıkarmak olacaktır. Çünkü her ana fikir, sonraki alt fikirleri, her alt fikir ise ardından gelecek ana fikri etkiler ve yönlendirir.

İstanbul Times  / Bahar Arslan 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner169